GÜLİSTAN ALTINOK: “KORONAVİRÜS HEPİMİZİ SİLKELEDİ VE KENDİMİZE GETİRDİ”

Korona Söyleşileri

Hüseyin İşlek / Berlin

Onu tanıdım tanıyalı o kadar çok zaman geçti ki: O her zaman genç ve güzel kaldı. 30 yıl mı? 40 yıl mı? Anımsamıyorum. Biliyorum desem ve söylesem, yaşı ortaya çıkacak! Oysa kadınlara ne yaşını sorarım, ne de neler yaşadığını. Hele son günlerde kadının güvenliğini sağlayan yasa iptal edilmek üzere iken. Sadece #istanbuldayanışmasıyaşatır deyip, sağır sultanlara bile duyurayım dedim. Belki duyan olur!

Annesi onu doğururken yüzü güldüğü için “Gülistan” adını verip gül bahçesi gibi olsun, hep gülsün demiş. “Bir çokları da beni sadece Gül olarak tanır, bilir. Hüseyin Abi, sen de öyle bil ve Gülüm de bana” demişti ilk tanıştığımızda. Ben o gün bu gündür ona “Gül Gülüm de bana” diye hitap ederim, pek severim, iyi bir kardeştir bana, hastanelere ziyaretime gelecek kadar.

Gül Altınok’a önce “Nerelisin” diye soruyorum?

Gül Altınok: Aslen Karakoçanlıyım, ama İzmit Kocaeli’nde doğdum ve üç yaşındayken ailem ile birlikte Berlin’e göç ettik. 17 yaşında AOK Nordost’ta meslek eğitimine başladım ve bu Ağustos ayında 30 yıllık jübilemi yapacağım, yıldönümüm. Dile kolay, 30 sene insanların mazeretleri ile, sağlıkları ile uğraşmak, ihtiyaçlarını karşılamak hiç de kolay birşey değil. Hele hele böyle Koronalı günlerde, hiç mi hiç kolay değil. Fakat işimi, mesleğimi isteyerek seçtiğim ve severek yaptığım için çok mutlu ve huzurluyum.

AOK Nordost olarak Korona sizi nasıl yakaladı? Hazırlıklı mıydınız?

Gül Altınok: AOK Nordost olarak Alman Hükümeti’nin Sağlık Bakanlığı’na bağlı olduğumuz için herkesten önce haberdar olduk Koronavirüs’ten ve bizi bekleyen muhtemel bir Koronavirüs salgını ve pandemi dönemine hazırlıklıydık.

Geçtiğimiz yılın Aralık ayı sonu ve bu yılın başlarından, yani Ocak 2020’den itibaren Koronavirüs’ün (Covid-19) Wuhan’dan başlayıp tüm dünyaya yayılmasını titizlikle takip ettik ve buna karşı her türlü önlemimizi almaya başladık. Dışarıdaki insanlar daha yeni yeni haberlere kulak vermeye başlarken, biz Koronavirüs’e karşı alınması gereken tedbirlerin planlarını yapma aşamasındaydık. Hatta alınması gereken tedbirlerin programlamasının son aşamasındaydık diyebilirim.

Pandemi konusunda en son 2009-2010 yıllarındaki H1N1-Domuz Gribi’nden dolayı deneyimli olduğumuz için adım adım sıkı bir plânlamayla hiçbir hastanın mağdur olmaması ve hayatını kaybetmemesi için elimizden geleni yaptık, halen de yapmaya devam ediyoruz.

Sizin Sağlık Kasanız Almanya’nın en büyüğü. Çok büyük bir ekip. AOK içinde Korona’ya yakalanan belki olmuştur ama 20’nin üzerinde dille hizmet veren, kentin uzak bir köşesindeki AOK International Service’te, yani senin mesai arkadaşları çevresinde Korona sorunu yaşadınız mı?

Gül Altınok: Kendi adıma ben de biraz sorun ve korku yaşadım ama çok şükür korkulan olmadı. Ben kendi açımdan iki yönden bakıyorum Korona’ya. Öncelikle kişisel, sonra bir sağlıkçı olarak, Mart ayında İzmir’de kısa bir tatil geçirirken Türkiye’de yaşadıklarım beni etkiledi. Berlin’de Korona paniği yaşanırken, Türkiye’de herkes sanki yokmuş gibi davranıyordu.

Konuştuğum, tartışmasını yaptığım dostlar ve vatandaşların büyük bir kısmı yaklaşan tehlikenin farkında bile olmadıklarını, hatta abartıldığını iddia etmeleri, beni bir hayli endişelendirirken, bir günden öteki güne yapılan resmi açıklamalar ve Türkiye sınırlarının kapatılmasıyla pandeminin Türkiye’ye de ulaştığı ve bulaştığını gözlemledim daha oradayken.

Sevgili Gül, şimdi sen atlattığın büyük tehlikeyi bizimle ve okurlarımıza paylaşır mısın?

Gül Altınok: 17 Mart’ta son uçaklardan biriyle Almanya’ya döndüğümde 39 derece ateşle maalesef ben de hastalığa yakalanmış ve yataklara düşmüştüm. Korona’yı orada mı kaptım? Uçakta mı? Yoksa buraya döner dönmez mi bilemiyorum?

Peki neler yaptınız? Karatinaya alındınız mı? Ya da kendi kendinizi mi izolasyona aldınız?

Gül Altınok: Kendi evimde de olsa sıkı karantina kurallarına uyarak yaşamak, benim için sancılı ve zor geçen günlerdi. Ama o zor süreci atlattım çok şükür. Tamamen izolasyonda kaldığım süreçte en çok ailemi ve sosyalliği özledim. Zamanımı terasımı çiçeklerle güzelleştirmekle ve kitap okumakla değerlendirdim.

Peki bu süreçte ve sağlığı yeniden kazandığında insanların sağlığı adına neler yaptın?

Gül Altınok: Benim karantina sürecimde AOK Nordost olarak iş yerimde yoğun çalışmalar sürüyordu. Mart’ın 17’sinde radikal kararlarla adım adım hem çalışanlarımızı, hem de üyelerimizi korumak adına müşterilerle kontak vazifesi gören tüm 102 şubemizi müşteri hizmetlerine kapadık. Bu çalışmaya ara verildi anlamına gelmesin. Homeofis yapıldı, önemli sorunlarla yine birebir özel açık şubelerde adeta akort çalışıldı ve işlerimiz bir anda beş kat daha arttı.

Halkta yaşanan tedirginlik, yoğun gelen sorular, sağlık endişesi ile panikleyen üyelerimize sahip çıktık. Onları bilgilendirdik, sorunlarını telefon, faks, eposta ve dijital uygulama aracılığıyla çözdük ve her türlü sorunu da çözmeye, üyelerimize yardımcı olmaya devam etmekteyiz.

AOK olarak sağlık sektörüne katkınız oldu mu?

Gül Altınok: Evet oldu, bize başvuran herkese elimizdeki imkanlarla yardımcı olmaya çalıştık. Öte yandan sağlık sektöründeki kurumlara binlerce litre dezenfektan ve korunma ürünleri dağıttık. Hastanelerde yatak sayısı yükseltildi. Yoğun bakım cihazları arttırıldı. Tüm Almanya durdurulmuş şekildeyken büyük bir strateji ve hızla en kötü durum için hazırlıklarımızı tamamladık. Almanya bu konuda öteki ülkelere nazaran çok hızlı ve plânlı davrandı.

Berlinli işverenlere ve iş yerlerine katkınız oldu mu?

Gül Altınok: Bununla da bitmedi. Almanya’nın en büyük Sağlık Sigortası olmak kolay değil. Bir yandan da büyük bir maddi boyutu var bu pandeminin. Hastane, doktor, sağlık hizmetlerinden öte, işverenlerimiz de sıkıntı yaşamaktaydı. Pandemiden dolayı birçok işyeri kapatılmıştı ve bazı işyerleri sigorta primlerini ödemekte zorlanıyordu. Bu konuda da yardımcı olduk ve faizsiz ödeme ertelemelerini teklif ederek mağduriyet yaşatmadık hiçbir şirkete. Aynı zamanda şirketleri kısa devre çalışmalarında da destekledik ve desteklemeye de devam ediyoruz.

Ekibiniz nasıldı AOK olarak koronalı günlerde?

Gül Altınok: Biz güzel ve büyük bir ekibiz AOK olarak. Ama AOK Internasyonal özel uzman ekibi olarak bunu 20 dile taşıdı. Örneğin ben 5 dil biliyorum ve bu kadar güzel ve başarılı ekibin bir parçası olmanın gururunu taşıyorum.

Son olarak Berlinlilere önerileriniz nelerdir?

Gül Altınok: Koronavirüs pandemisi atlatılmış, aşısı bulunmuş ve tehlikesi henüz geçmiş değil. Bu nedenle izine gidenlerden, gideceklerden ricam, lütfen önce kendinizi sonra sevdikleriniz ve çevrenizdekileri koruyun. Bunun için de mutlaka fiziki mesafeye dikkat ederek, maskelerinizi mecbur olmadıkça çıkarmayın. Bu pandeminin bizlere tekrar hatırlattığı önemli bir söz var: “EN ÖNEMLİSİ SAĞLIK!” Bunu unutmayın.

Son sözüm şu: “Koronavirüs hepimizi silkeledi ve kendimize getirdi.”

Koronavirüs hepimizi silkeledi ve bizlere sağlığımızın, sevdiklerimizin ne kadar değerli olduğunu gösterdi. Günlük yaşamımızda arada bir duraklayıp nefes alalım ve sevdiklerimize zaman ayıralım…

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*